17 Ekim 2009 Cumartesi

Süper-pozisyon ilkesini ilke edinmek!

Süper-pozisyon ilkesi" sizce nedir?


A) Hani 98'lerin Galatasaray'ında; Hagi'nin, Arif'in Hakan Şükür'e "Al da at!" derecesine hazırladıkları, kaçırılmayacak (ki Hakan adeta bu tip pozisyonları kaçırmayı ilke edinmiştir...) kadar net olan gol pozisyonları

B) Seksi seks yapan, o vazgeçemediğim süper pozisyon

C) Lineer Cebir´de ve Mekanik´te, bir lineer sistemin lineer çözüm kombinasyonları aynı lineer sistemin çözümüdür şeklinde ifade edilen ilke

D) Hepsi

Doğru cevap: D

Belki aranızdaki inekler kızacaktır bana. "Nasıl 'D' şıkkı yea! Doğru cevap 'C' aga!" diye söyleneceklerdir. Olabilir. Hatta haklıdırlar da... Hatta ve hatta "Abi cevap 'A' yea!" ya da "Neden 'B' değil ki! Bal gibi 'B' işte!" diyenler bile haklıdır bana kalırsa ki zaten bu yüzden doğru cevap 'D' şıkkıdır.

Aslında yaklaşımım "Lineer Cebir´de ve Mekanik´te, bir lineer sistemin lineer çözüm kombinasyonları aynı lineer sistemin çözümüdür şeklinde ifade edilen ilke" ibaresine dayanmaktadır. Fakat hayattaki çözüm kombinasyonları bir lineer denklem sisteminin çözüm kombinasyonları sayısından çok daha fazladır.

Bir insan bir gün etrafındakilere gülücükler saçarken, başka bir gün huysuz bir ihtiyarın ruh haline bile bürünebilmektedir. Ya da bir gün anlayışlı bir arkadaşken, başka bir gün "Bu bardağı taşıran son damla oldu!" diyen bir insana dönüşebiliyoruz. Sizce bunlar şaşkınlık verici durumlar mı? Yani hayatta tutarlı olmak için sürekli aynı şeyi yapan ve sürekli aynı şekilde davranan bir insan mı olmalıyız sizce? Hadi dediğiniz gibi oldu diyelim; peki o zaman hayat biraz sıkıcı olmaz mı?

Kuantum mekaniğinde parçacıklar; hangi durumlarda, hangi olasılıklarla bulunabileceğini gösteren bir fonksiyon ile temsil edilir. Bu fonksiyona ise dalga fonksiyonu denir. Parçacığın durumunu tespit etmek için ölçüm yapıldığında, parçacığın dalga fonksiyonundaki durumlardan biri ölçülmüş olur. Yani dalga fonksiyonu, ölçülebilecek durumların toplamıdır (süper pozisyon ilkesi). İşin garibi parçacık üzerinde ölçüm yapıldıktan sonra dalga fonksiyonu, ölçülmüş olan duruma çöker ve o andan itibaren aynı parçacık üzerinde ne kadar ölçüm alınırsa alınsın ilk ölçülen durumdan başka bir durum ölçülemez.

İnsanların da bu sonsuz büyüklükteki evrenin içindeki sonsuz küçüklükte olan parçacıklar olduğunu düşünürsek; pekala bizler de dalga fonksiyonlarıyla ifade edilebiliriz:

İnsan = Şu şu olasılıkla mutlu + şu şu olasılıkla depresif+ şu şu olasılıkla alıngan+ şu şu olasılıkla ümitli+ şu şu olasılıkla heyecanlı+ şu şu olasılıkla cesur+ şu şu olasılıkla sadık+ şu şu olasılıkla içten-pazarlıklı... gibi!

Her insanın sayılabilecek durumlarda olma olasılıkları farklılık göstereceğinden de bazı insanlar daha mutlu görünürken, bazıları daha çalışkan, bazılarıysa daha sakar görünür. Ancak her insanın bir dalga fonksiyonu gibi birçok durumun toplamından (süper pozisyon ilkesi) oluştuğunu kabullenirsek; çok mutlu görünen bir arkadaşımızın da üzgün olabileceğini, güvenilmez bir adamın aslında doğru yaklaşıldığında gayet sadık bir profil çizebileceğini, cesur bir kahramanın da korkudan altına kaçırabileceğini gözden kaçırmamış oluruz. Kısacası süper pozisyon ilkesini ilke edinirsek; insanları algılamak kolaylaşır, bizleri sarmalamış ön yargı duvarlarını deler geçeriz. Tıpkı yazının başında sorulan soruya verilen cevapların hepsinin doğru olduğunu kabul etmem gibi...