"Tembellik Kanunu" büyük patlamadan hemen sonra evrenin ilk nano saniyelerinden itibaren geçerli olan en eski fizik kanunudur. Tembellik; en az seviyede enerji harcayarak varlığını sürdürmektir. Evrenin günümüze dek denediği tek şey de budur: "Nasıl daha az enerji harcarım, kıçımı daha ne kadar yayabilirim?"
Mesela elementler, soy gazlara benzemek ister sürekli... Element ister metal olsun ister a-metal olsun, allem eder kullem eder (elektron verir, elektron alır, elektronunu ortaklaşa kullanır) bir şekilde soylu olmaya soyunur. Soy gaz olmayan elementlerin soy gazlara benzemek istemelerinin sebebine gelince; en büyük arzuları onlar gibi kararlı bir hale kavuşmaktır. Elementler için kararlı hal ise kısaca "ununu eleme eleğini asma" durumudur. Soy gazların ismi de buradan gelir zaten. Tüm soylular gibi onlar da kendi dalgalarındadırlar... Dünya yansa umrunda olmaz hiç birisinin. E hal böyle olunca; böyle bir elektron dağılımını hangi elementin atomu istemez!
Soy gaz olmayan her elementin Avogadro Sayısı (N) kadar atomu için geçerli olan bu "kararlı hale geçme arzusu"; tüm ülkelerin nüfusundaki kaymak tabakada olmayan her insan için de geçerlidir. Fakirler de kaymak tabakaya benzemek ister. Nasıl ki elementlerin atomları aralarında kovalent bağ, iyonik bağ gibi türlü türlü bağ türleriyle bu amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlarsa, fakirlerin de kaymak tabakaya benzemek için en yaygın olarak başvurdukları yöntem "emekliliktir". Ancak fakirler, atomların soy gazlara benzemek adına bağ kurarken maruz kaldıkları şartlardan çok daha ağırlarının altında ezilirler, emekli olmak için.
Örneğin; fakirler ortalama ömürlerinin yarısından çoğunda çalışmak zorundadırlar ama elementler için yalnızca yarılanma ömründen bahsedilir, çalışmak zorunda değillerdir. Bunun yanında; çalıştığı yıllar boyu fakirlerin maaşlarından her ay sigorta primi kesilirken, elementlerin atomları yalnızca bir kez bağ kurduklarında kararlı hale geçebilirler. Şartlar varsın ağır olsun netice de tüm fakirler emekli olmak için çalışırlar.
Atomların kararlı hale geçmek için yaptıkları girişimlerin yanında, "Tembellik Kanunu" deyince elbette entropi kavramından da söz etmek gerekir. Entropi; tüm sistemlerin (dolayısıyla tüm evrenin) kıçını yayma arzusu olarak özetlenebilir. İşin garibi bu kıçını yayma arzusunun hiç bir sınırı yoktur, yani tüm sistemler için entropi daima artar. Evrenin genişlemesinin sebebi entropinin artışıdır. Evrenin genişlemesinin hızlanarak gerçekleşmesinin sebebi ise bir an önce yan yatar vaziyetini almayı istemesindendir, olabildiğince çabuk.
Evrendeki tüm sistemler için (hatta evrenin kendisi için) geçerli olan bu entropi artışı; insanların kurdukları toplumsal sistemler için de geçerlidir. Netice itibariyle, insanların kurdukları sistemler de evrendedir. Okula yeni başlayan bir çocuk düşünelim. Önce sadece okumayı öğrenmek için çalışır; sırf daha sonraki yıllarda daha kolay okuyabilsin diye. Daha kolay okuyabilen bu çocuk, daha sonraki yıllarda kitaplardan çok test soruları okumaya başlar. Ardından sadece test sorularını hızlıca okuyup, çözmek için çalışır. Kitapları liseye ya da üniversiteye girdikten sonra da okuyabilir nasılsa... Liseye bi girer çıkar; üniversiteyi de kazanır hatta... Fakat üniversiteye ise bir sürü kitap okuyabileceği, bir sürü insanla tanışacağı bir yerden çok; daha az çalışarak daha çok para kazanabileceği bir işin ara bulucusu olarak bakmaya başlar. Bir an önce okulu bitirir. İş bulur, çalışır. Daha da az çalışmak ve daha da çok para almak adına terfi almak için yıllar boyunca yalaklanır. Bir gün müdür olur. Artık istediği kitabı alabilir durumda olmasına rağmen nasılsa müdür olmuştur, okumaya artık hiç gerek yoktur. Ona göre: "Nasılsa hayatını yazsa roman olur!" Sonunda o da gününü doldurur ve tıpkı fakirler gibi emekli olmak için yaşı beklemeye başlar. Ama beklerken roman falan yazmaz; öylece bekler. Arada bir fatura falan öder. Bir ara da ölür, olabildiğince çabuk.
Kararlı hal, entropi; emeklilik ya da daha az çalışarak emeklilik... Hepsi evreninin bir parçası; ve evren en başından beri tembellerin en büyüğü. Biz ne kadar tembellik için çalışıp didinirsek didinelim...



