Bir önceki yazıda aşk-dalga-ışık üçgeni üzerinde durulmuştu ki bu yazıda aşk ve ilişki arasındaki bağlantıdan yararlanılarak aşk-dalga-ışık-ilişki dörtgeni oluşturulmaya çalışılacaktır.
Frekans değerleri yüksek olan sevgililer haftanın en az üç gününde sevişme güdüsünü için için yaşayıp bir altta bir üstte salınıp dururken; frekans değerleri düşük olan sevgililer ise ayda bir iki kez sevişerek 'sevgili' kavramını yaşadıklarını kendilerine hatırlatırlar.
Enteresandır ki frekansı düşük olarak tanımlamaya çalıştığım sevgililer, birlikteliklerini daha uzun süre (en azından facebook ilişki durumu olarak) devam ettirdikleri saptanmıştır. Bu arada 'evlilik' kurumu facebook kurumunun daha az elektronik versiyonudur ki etrafta gözlemlenen evliliklerin frekans değerleri düşük imzalı ilişkiler dallanması olarak kabul edilmesi bu yüzden reddedilemez bir gerçektir (Bkz. annenize, babanıza) .
Diğer yandan bu önerme bizleri kısa bir süre içerisinde kendilerini tekrarlamaktan çekinmeyip sevişip duran, hatta durmadan sevişen çiftlerin yaşadıkları aşkı çabuk tüketmelerine götürebilir; çünkü belirtildiği gibi yüksek frekans değerlerinde salınan dalgaların, dalga boyları kısalır. Öyleyse bu fiziksel gerçeklikten yola çıkarak, kendilerini sadece 'çılgınlar gibi sevişen aşıklar' tanımlayan ilişki müessesi üyelerinin bu müesseseye bağlılıkları zaman ekseninde sınırlı kalacağı kabul edilmelidir, ifadeyi yumuşatmak gerekirse, kabul edilebilir. Yok olmadı öyleyse bu dalganın boyu beni çoktan aşmış demektir.